Size bu yazıda cancağzım siyah incimden, PS3′ümden bahsetmek istedim.
İşte yanında MGS4, GTA4, 2 Dualshock3 Sixaxis ve BD-Remote ile Amerika’dan getirtirdiğim 80 GB’lık incimin resmi. ^^ MGS4 nerede diyorsanız, LittleBigPlanet ile takas ettim. Ve evet, hala PES veya FIFA almadım.
Kuzen alacakmış bana. Resimlere tıklayabilirsiniz.
Konsolu, kolların arkasında görebileceğiniz AV kabloları ile bağlıyorum televizyona.
Televizyon Sepia marka çin malı 42″ plazmadır. HD’nin H’si yoktur TV’de.
Babamın müşterisi vermiş babama. İlk çalıştırdığımda tereddütlüydüm, çamur gibi görünmesinden korkuyordum. Fakat beklediğimden iyiydi. Hatta gayet iyi. Kaç sene sonra ilk defa yeni nesil bir oyun oynadım, GTA4′ü. Grafikler şahaneydi.
MGS4′ü de oynadım, %65′i kadar geçtim, sonra geçemediğim bir bölüm vardı. Unuttum şimdi o bölümü ama, geçemeyince de sıkılıp kapatıyordum. Sonra da yine geçemiycem diye açmıyordum, zamanla MGS4′ü oynamak aklıma bile gelmez oldu.
Çok güzel bir oyundu ama, sıkabiliyor bazen. Hele o ara sahneler yok mu, oyunu videoları geçerek bitirdiğiniz süre kadar (yaklaşık oynama süresi 18 saat kadar) ara sahne vardı.
Bazen 35-40 dakikaya kadar çıkabiliyordu. Annem de izlemeyi çok seviyordu, ben MGS4 oynarken mısır patlatıyor birsürü, yanıma gelip izliyordu.
Ara sahnelerde sinemadaymışız gibi sesi açıp, patlamış mısır yiyorduk. Dualshock3′ü de aramıza koyuyorduk, sahnelerde hafif de olsa titreşim yaparak heyecanı arttırıyordu. Annem ingilizce sahneleri anlamasa da heyecanla izliyordu.
Sonra, artık MGS4 oynamaz olduğum sıralarda LittleBigPlanet çıktı ve beni benden aldı. PS3′ü alalı 3-4 ay geçmişti ve hala yeni oyun almamıştım.
PS3 tanıtım BluRay’inde bedava Pain kodu vardı, o hariç. Neyse, Avcılar’da Havuz Elektronik diye bir yer vardır, PS3 sahibi oyuncular iyi bilirler. Gidip LBP ile takas ettim MGS4′ü. Hemen geldim kurdum LBP’yi. Kardeşimle küçük karton kulübemizde SackBoy’larımızla birsürü oynadık, bölümlere daldık eşyaları topladık, geçtik…
SackBoy’lar Sixaxis’e duyarlıydı, L3′e basıp kafa ve vücut animasyonları arasında seçim yapıyorduk. Kafaya geldik diyelim, kolu aşağı yukarı falan salladığınızda o da kafasını sallıyordu.
Vücuta geçince göbek attırabiliyordunuz, ehehe. Sonra kollarını da L2 ve R2 ile kaldırıp joystick’lerle bin türlü hareket yaptırabiliyordunuz. Ben hayali gitar çaldırıp headbang yaptırabiliyorum.
Sonracığıma, yön tuşlarında 3 kademeli surat ifadeleri var. Yukarı gülümseme, sol korkmuş, aşağı üzgün, sağ ise kızgın ifadesi veriyor. Ama bunlar kademeli dediğim gibi. Yukarıya bir kere basınca gülümsüyor. İkinci kademede sırıtıyor deli gibi, dili hafif dışarda.
Üçüncüsü ise tam deli, dil dışarda, ağzı kocaman açmış sırıtıyor. Neler yapıyoruz bunlarla bir görseniz..
Ben Kadir İnanır gibi giydiriyorum SackBoy’u, bıyık, gömlek, takke falan, sonra kızgın yapıyorum.
Kardeşim de Türkan Şoray gibi giydiriyor. Türk filmlerinden sahneleri canlandırıyoruz öyle.
Kolları kaldırırken joystickleri aşağı yukarı sallarsanız tokat atıyordu işte, bunu da kullanarak sahneleri canlandırdık.
Hatta SackBoy’u ağlatıp elleri sallayarak falan Ferdi Tayfur sahnelerini de yapıyorduk.
Son aldığım oyun da LBP oldu işte, sonra birşey almadım. Onlarca demo oyun var, geçinmeye çalışıyoruz.
Şimdi God of War 3′ü bekliyorum. Annemle videolarını falan izlediğimizde ağzımız açık kaldı.
Annem benden önce davrandı ve “Çıkınca alalım haa” dedi.
Yubbiii!
İşte PS3′ü oynadığım teve. Aslında salonda olması ve birileri tarafından hep izlenmesi yüzünden çok sık oynayamıyorum. Sabahları annem ev işlerini yaparken, babam işteyken, kardeşim de izlemiyorken oynayabiliyorum. Ama o saatlerde de oynamak hiç eğlenceli değil. Çünkü yanımda kimse olmuyor, herkes birşeyle meşgul falan. Ayrıca PS3′ü de açık bırakmama izin vermiyorlar. Aslında ben de sevmiyorum, korkuyorum ama, bazı büyük demoları indirirken açık bırakmam gerekiyor. Bu yüzden 2-3 seansda iniyor demolar.
O sırada da bazı oyunları oynarken indirme durduruluyor. Bazılarında da devam ediyor. Hangilerinde devam ediyor, hala çözemedim. Deneme yanılma ile öğreniriz zamanla. Listesini tutar, birşey indirirken onları oynarım.
Gelecek ay HDMI girişli monitör almayı planlıyorum. Büyük birşey alacağım, odaya koyacağım, istediğim kadar oynayacağım.
Kurtulacağım sonunda. Ben baya para yoldum, öhöm, topladım.
Sonra da oyunlar için tekrar yolacağım babamı.
Gönül isterdi ki size oyun istasyonumu anlatırken, oradaki porselen, tabak, ıvır zıvırın yerine boy boy X-Box 360′lar, Wii’ler, PSP ve NDS’ler, sinema sistemi, FullHD TV, dolu dolu oyun ve BluRay filmler gösterebilseydim. Ama 10 sene sonra belki.
İnşallah siz de hobilerinizle ilgili hayalleri gerçekleştirirsiniz.
İşte benim hayalim bu..
bu yazı 1099 kere okunmuş


3 yorum
Yorumlari takip etmek istiyorsaniz RSS´ye abone olun..
abi ne ballısın 80 GB var sende
senin 80 le benim 40 ı takas edelim içindeki hard diskler kalsın ama yani senin 80 in harddiski sende kalsın benimki bende:D
kırkı kırık 80′liğin ne anlamı kalır? hepsini vereyim..
bana onun PS2 destegi ve kart okuyucusu lazim harddisk onemli diil hm benim 40 da suruyle full oyun var