Hayatı kendi gözlerimizden gördüğümüz zaman bazı şeylerin farkına varamıyoruz. Sanki hayat bitmeyen bir oyun ve biz de başroldeyiz. Sanki evren bizim hayatımız için yaratılmış. Ölümü, öleceğimizi düşünemiyoruz. Bu hayatın, bir gün bitebileceğine inanamıyoruz. Çünkü bittikten sonra olacaklara kafamız basmıyor.
Dün akşam bizim okulda 9. sınıftan Tatiana Dascal, tenefüste fenalaşmış, gözü kararmış ve bayılmış. 10 dakika içinde hastaneye kaldırmışlar ama maalesef kızcağız beyin kanaması sebebiyle vefat etmiş. Okulun, hastanenin önünde toplanmış birsürü insan görünce içim sızladı.
Daha yaşayacak çok şey varken çok erken veda etmek dünyaya, korkunç birşey. İşte bu yüzden korkuyorum. Her an, hemen ölebileceğim aklıma geliyor. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümle ilgili konuşmasından sonra olduğu gibi, benim de bu yazımdan sonra ölmemden korkuyorum.
Neyse, Allah rahmet eylesin diyorum, ailesine, arkadaşlarına da başsağlığı diliyorum.
bu yazı 1007 kere okunmuş
5 yorum
Yorumlari takip etmek istiyorsaniz RSS´ye abone olun..
birde öldükten sonra boka gitmek vardır ki en zengin adamla en fakirinin, kapitalistin, komunistin ne olursa olsun öldükten sonra aynı oluyor. o toprağın içinde eriyip gidiyorsun.
birde şöyle birşey vardır, akşam yediğim karidese sıçtıktan sonra bakıyorumda, hayvanın geldiği nokta bu mu olacaktı yani?
erman bu gibi konular baya b’ derin mevzular. eminim birçok insan hergün bu korkuyla yaşıyor. ümit ederimki bizler hayatımızda birçok güzelliğe adım attıktan sonra mutlu bir şekilde bu dünyaya veda ederiz.
inşallah mustafa, çok güzel söyledin. =)
teşekkürler inş.
beklenmedik ölümler her seferinde hayatın yaşamak için çok kısa olduğunu hatırlatır insana… hele bir de bu kişi senin en yakınlarındansa…
biliyorsun erman,aynı şekilde kaybettim ben de teyzemi…. mustafa’nın da dediği gibi,gün olur da,inşallah mutlu bir şekilde ayrılırız bu dünyadan. sevdiklerimizle vedalaşma fırsatını kaçırmadan…