Pazar ve ertesi günü birbirine bağlayan o gecede, onca yolun yorgunluğunu alıp eve vardım dostlar. Bi uyudum ki sormayın. Mışıııl mışıl. Benim için çok acayip birşeydi. Kafamı koyar koymaz o bir haftada tozlanmış yastığa, uyku alemine daldım. Pazartesi dinlendim, okula gitmedim. Yaklaşık 15 saatlik uykudan sonra saat 15:00 gibi kalktım.
Sonra kitapları aldım, internete girdim, o gün geçti öyle. Salı gittim okula, boş geçti dersler. Geometriden 100 küsür soru ödev verdi hoca, hem de dosya kağıdına.
Sınıfım ise daha iyi olmuş, bazıları gitmiş sınıftan.
Bi sıraları sevmedim, ne biçim sıra ya, masa sandalyeye birleşik ve 45 derece açıyla duruyor. -_-’
Okulu geçip İzmir’i anlatayım ben. Bunaltmayan hoş bir sıcak var, hatta biraz esiyordu, serindi. Yapacak birşey de yoktu, dayımla takıldım yine hep. Anannem kötüydü hala, bir gece neredeyse gidiyordu, çok korkmuştum. Annem de çok kötü oldu o sırada, ne yapacağını bilemedi. Haftasonu sünnet düğünü vardı, asıl onun için gitmiştik İzmir’e. Düğün işte, ben genelde sıkılırım ama fazla sıkıcı değildi.
Yasa’ya da gittik tabi.
Kızları kovmuşlar mı nolmuş, yoklardı. Kazık kadar kerizleri koymuşlar, yarım saat oldu adam çayımı getirmedi lan!
Yine gecenin körüne bıraktım yazıyı, sabah okul var. O yüzden burada bırakıyorum arkadaşım. Uyuyacam yav..zZzZZzz..