tercih meselesi

Bu yazım da hayvani dereceler yapan insanların uzaylı olduğundan şüphelenen ve bu yazıda kendisini bulan herkese gitsin. Kendisini bulan ders alsın, akıllansın. Efendi olun, adam olun lan!

YGS’den çıkınca gelen rahatlık duygusunu anlatmak için cennete gidiyoruz efem. Erkeklere anlatıyorum, bembeyaz, pamuk gibi bir bulutun üstünde oturuyorum, gökkuşağının üzerinde kayıyorum. İki yanımda melek gibi kızlar bana üzüm yediriyor. :D Kızlara bu rahatlık duygusunu nasıl anlatayım, bilmiyorum. Kendileri düşünsün buna göre bir şey. :D

LYS’ye kadar 12 hafta var önümüzde. Tabi milli bahanemiz “ooh çok var” sayesinde yine iki hafta kala aklımız başımıza geliyor. Diğer bir milli bahanemiz olan “Ya zaten yorgunum, sınavlarla boğuşmaktan vakit mi kalıyor?” ile 12 hafta boyunca okuldaki dersleri de takmayınca olay daha da kötüleşiyor. Hemen çalışmaya başlıyorum, 2 hafta matematik kasıyorum. Sınav günü o çalışmayla gidiyorum sınav olacağımız okula. 80 dakika sonra rezalet bir sınavdan çıkıyorum.

1  hafta sonraki LYS-2 Fen sınavına da “daha bu sene bir şey olmayacak” deyip çalışmıyorum. Nihayet LYS-2 günü de geldiğinde “En azından çok soru işaretleyeyim, yanlışlar çıksa da yanında gelebilecek doğrular kurtarabilir.” mantığıyla giriyorum sınava. Gerçekten, beklediğimden iyi geçiyor bu şekilde. Sevinerek çıkıyorum. :D Moralim düzeliyor.

Şimdi ise sonuçlar açıklandı ve tercihler başladı. Beklediğimden iyi ama genel olarak tabi ki rezalet bir puan aldım. Sonucum aşağıda, büyük resmi görmek için üzerine tıklayın.



Fakat ben yine de umutluyum. Yazılım Mühendisliğini istediğim için, bu bölümün İstanbul içinde devlet üniversitesi olmadığı için, olsa da kazanamayacağım bariz olduğu için %50 burslu vakıf üniversiteleri bakıyorum. Yanına da salata olarak bütün %50 burslu Bilgisayar Mühendisliklerini yazacağım. Bunlardan sıralamamın çok altında kalan, beni alabilecek üniversiteler var.

Tabi yine de ne olacağını bilemeyiz, 1 ay sonra bu dediklerimi yutmak zorunda kalabilirim. Olay bu işte, tercih meselesi…

ben de bi yaşıma daha girmişim!

Selam millet, öncelikle hala blogumu takip eden, bu çok mutlu günlerimde beni hala unutmayıp daha da mutlu ettiğiniz için teşekkürler! ^^

Ayrıca blogumda hep bahsettiğim arkadaşım Ali Murat Yayla’yı da YGS başarısı dolayısıyla tebrik etmek istiyorum. 442 puan (YGS-1) alarak okuldaki muhtemelen en yüksek puanı aldı. Şimdiye kadar daha yüksek bir puan duymadım okulda. Hatta 400′ü geçen yok gibi. Ama diğer arkadaşlarım da gayet başarılı, onlarla da gurur duyuyorum. Darısı benim, senin, onun, hepimizin başına. :D

Gelelim günün konusuna, övünmek gibi olmasın, bugün doğum günüm de biraz. :P Hem de bu gün reşit olduğum gündür arkadaşlar. :D Gönül isterdi ki şöyle bi 100 kişilik parti verelim ama nerde. Ufak bir şeyler de olsa organize edebilirdim, mekan falan ama hem hafta içi, hem de arkadaşlarımın LYS hazırlığı, işi gücü var.

Doğum günüm şerefime de kendime İngiltere’den Nintendo DSi, Pokemon HG/SS ve Platinum aldım! :D Heyecandan yerimde duramıyorum! ^^ Bu akşam İngiltere’den gelen tanıdık getirecek! Yeholey!

blog’um bir yaşına girmiş! (evet, yeni fark ettim…)

Geçen haftadan beri aklımdaydı da, ben ayın yirmi biri, yirmi altısı falan sanıyordum. Açıp baktım da ilk mesaja az önce, taa yedisi imiş. Bu çok fena beter birşey arkadaş. İnsan hiç blogunu kurduğu tarihi unutur mu? Sonra küser, database hatası verir! Admin girişi yapmaya çalışırken hata mesajı alınca yüreğim ağzıma gelmişti ki, Chrome’un hatasıymış neyseki! Bugün blogunun doğum gününü unutan yarın bekar kalır. Yani, eşiyle kavga bile edemez, böyle adama hangi kız varır ki?  O.o

Ben yine saçmaladım… Blogumun 1. yaşını sizlere armağan eder, hep birlikte bir ömür boyu sevgi, başarı ve sıhhat dilerim.. ^^

bir kış haftası eğer bir yolcu

Bugün, 15 günle yazı yazmadığım herhalde en uzun arayı yazmaya geldim. Genelde haftada bir yazdığımı düşünürseniz 8 gün beklettim sanırım. Gerçi kimse de niye birşey yazmıyorsun demedi, hah!

Geçen hafta sırf hastane haftasıydı sanki. 2 gün okula gittim sadece. İki üç tane yazılı kaldı gitmediğim günlerden. Rapor götürüp durdum.

Birde durup dururken öksürük tuttu. Burnum akmıyor, halsiz değilim ama günde 7834568 kere öksürüyorum. Grip desen değil. Ama feci bir öksürük, akciğer kalmadı parça pinçik oldu.

Hastaneden/Okuldan yorgun yorgun geldikten sonra da yemek yiyip yattım. Akşam yemeğine kadar uyudum. Sonrada akşam 10-11 gibi erkenden tekrar nakavt oluyorum. Bu yüzden de bloga yazacak vaktim yoktu. Yazılılara çalışmadım zaten hasta hasta.

Bunların üzerine ArrangePoint’in 5. sayısı için yazacağım yazıyı da unutmuştum. 25′ine kadar yazmam gerekiyor. 4. Sayının linkini de vermemiştim değil mi?
İşte adres: http://issuu.com/-oyunbozan-/docs/arrangepoint_04

Sonraki yazıya kadar kendinize iyi bakın, malum, ben yazana kadar…

ikinci izmir seferi

Pazar ve ertesi günü birbirine bağlayan o gecede, onca yolun yorgunluğunu alıp eve vardım dostlar. Bi uyudum ki sormayın. Mışıııl mışıl. Benim için çok acayip birşeydi. Kafamı koyar koymaz o bir haftada tozlanmış yastığa, uyku alemine daldım. Pazartesi dinlendim, okula gitmedim. Yaklaşık 15 saatlik uykudan sonra saat 15:00 gibi kalktım. :)

Sonra kitapları aldım, internete girdim, o gün geçti öyle. Salı gittim okula, boş geçti dersler. Geometriden 100 küsür soru ödev verdi hoca, hem de dosya kağıdına. :D Sınıfım ise daha iyi olmuş, bazıları gitmiş sınıftan. :D Bi sıraları sevmedim, ne biçim sıra ya, masa sandalyeye birleşik ve 45 derece açıyla duruyor. -_-’

Okulu geçip İzmir’i anlatayım ben. Bunaltmayan hoş bir sıcak var, hatta biraz esiyordu, serindi. Yapacak birşey de yoktu, dayımla takıldım yine hep. Anannem kötüydü hala, bir gece neredeyse gidiyordu, çok korkmuştum. Annem de çok kötü oldu o sırada, ne yapacağını bilemedi. Haftasonu sünnet düğünü vardı, asıl onun için gitmiştik İzmir’e. Düğün işte, ben genelde sıkılırım ama fazla sıkıcı değildi.

Yasa’ya da gittik tabi. :P Kızları kovmuşlar mı nolmuş, yoklardı. Kazık kadar kerizleri koymuşlar, yarım saat oldu adam çayımı getirmedi lan! :evil:

Yine gecenin körüne bıraktım yazıyı, sabah okul var. O yüzden burada bırakıyorum arkadaşım. Uyuyacam yav..zZzZZzz..