huyum kurusun

Eh işte, Erman yine Erman, yazacağım diyip yazmayan. :D Yine kaç gün, kaç hafta  oldu ben yazmayalı. Güya oranı 10 günde bir yazıya kadar düşürecektim, hehehe.

En son yazdığımdan beri (kronolojik sırayla);

  • 11.11.11 – Tabii ki Skyrim!! Geçen senenin sonuna doğru başımıza gelen en harika şeydi!
  • I used to be an adventurer like you, then I took an arrow to the knee!
  • FUS RO DAH!!
  • Hazırlığı atladım, yey!
  • 20 Aralık ’11 civarı, babam HTC Desire alarak Android’e, akıllı telefon teknolojisine kafa dalışı yaptı. Şimdi sıra bende!
  • 2012!!!
  • Laptop’ım nedense kablosuz olarak internete bağlanamamaya başladı, HTC’den şüpheleniyorum, geldi ortalığı karıştırdı!!
  • Yarı yıl tatili gelir ve Skyrim’de maceralar daha yeni başlar!
  • Bir hafta sonra nihayet oyunu kapatabildim ve Diablo II simgesine “bi karakterime bakayım” diye tıklayıverdim.
  • Ardımdan kız kardeşim Yasemin de geldi ve yine bir hafta sonra zar zor çıktık.
  • Ee iki hafta geçti, Yasemin (Liiiselii zzzaaaaaaaaaaa, iks de..) okula devam ediyor, benim daha iki haftam var ooh, değmeyin keyfime.
  • Evimin tam yanı başında Kadim adıyla bir FRP kafe ve kitabevi açıldı, HELL YEAH!!!
  • Naruto Shippuuden’e devam!! (250 küsür bölüm olmuş, hastroloji!)
  • Benim okulun başlamasına az kaldı, derslerimi seçmeye çalıştım, seçemedim.
  • Seçmiş gibi bir ders programı yapıp seçene kadar ona göre gittim.
  • Ali ile Kadim kafeye gidip Magic kartı aldık ve böylece yeni bir hobi edindik.
  • Matematik’te, Fizik’te falan Türkçe’sine alışık olduğumuz terimlerin ingilizcesini öğrenene kadar derslere bön bön baktım.
  • Sonra onları öğrendim ama dersi anlamadım.
  • Derslerimi seçtikten sonra bazıları başka derslerle çakıştı, yine sorun, yine sorun!!
  • Dersleri anladım ama hesaplayamadım.
  • Hepsiburada bana 50 TL indirim kuponu vermiş, ben de bir tane Ali’ye bir tane de kendime bilimsel hesap makinesi aldım. (Casio fx-911ES)
  • Sırf ders çakışmalarını ayarlayabilmek için Excel’in altını üstüne getirdim, tuhaf bir şey yaptım.
  • Sonunda çakışmayan 4 tane ders programı çıkardım, seçtim birini, düzeltme formunu doldurdum verdim, bakalım düzelecek mi?
  • Hesap makinesi bir hafta sonra geldi, hala nasıl kullanacağımı öğrenmeye çalışıyorum.
  • Dersler hala düzelmiş değil, çakışan saatleri başka saatlerde girerek telafi edebileceğim bir program yaptım kendimce, düzelene kadar böyle idare edeceğim. (AMK derslere mi odaklanayım, bunlarla mı uğraşayım? Ben bunlarla uğraşmak zorunda mıyım?)
  • Blogun alan adının süresini uzattım!
  • Vee nihayet, şimdiki zaman. :D

Böyle işte, şimdilik bu kadar, beni özleyin halacım, baaaayy!! :P

bizim eve ne oldu?

Bir ay falan oldu yine yazmayalı, özür dilerim. Hazırlığı geçemedim, o başladı 1 haftadır gidiyorum. Ama asıl sebep bizim evin tadilatının “hala” bitmemiş olması…

Anasını avradını kırıp döktüler, yaptılar, yine bitmedi. Komşular merak edip soruyor, nasıl oldu diye. Bu kadar çok sürdüğüne göre saray yaptılar her halde diyorlar. :D Yok yahu, banyolar bildiğin, standart güzellikte bir şey oldu, hiç lüksü yok. Duvar düz renge boyandı, bizim büyük salon 2 odaya ayrıldı.

Bu kadar çok sürmesinin sebebi, yapılan şeyler arasında haftalar olması. Banyolar yapıldı, 2 hafta dolapların gelmesini bekledik. 1′er hafta boyacının, kapıcının gelmesini bekledik. Bir şeyler oldu yine bekledik falan… O yüzden yerleşemedik de, hala terlikle geziyoruz. Salonda 2 tane tek kişilik koltuk var, yemek masası, televizyon ve sehpası var o kadar.

Daha 1-2 ay kadar sürer gibi geliyor. “Hiç bitmeyecek mi ya?” dedirten durumlar gibi bir şey…

çifte bayram

Bugün çok güzel bir gün millet. Çifte bayram ediyoruz, her şeyi iki kere kutluyoruz, iki kere seviniyoruz. Hem Zafer Bayramı hem de Ramazan Bayramı. :D

Pek inançlı biri olmadığımdan dini bayramlarda diğerlerinin bayram sevincine ortak oluyorum sadece, o da yetiyor. Milli bayramlara gelince de “Nerede o eski bayramlar?” diyorum. :P Her yerden bandolar geçerdi, herkes bayrak asardı falan, büyük törenler olurdu. Şimdilerde pek yapmıyorlar, yapılanlar da göstermelik oluyor. Nedense pek fazla katılan da yok. Bayram bahanesiyle gezmelere gidiliyor sadece.

Türkiye Dünya kupasını kazansa millet nasıl bayram edecekse öyle bir bayram olsun isterdim. Herkes hoplaya zıplaya sokakta delice kutlasın ama içinde futbol ya da onun gibi uyduruk bir bahane olmasın. Hmm, fazla coşku da iyi değil, millet kendini kaybedip havaya sıkıyor sonra birileri ölüyor durduk yere.

Neyse, kutlu olsun işte, holey…

yeni tema

Eski temayla 2 seneden fazladır yolculuk ettik. Acı tatlı günlerimiz geçti, yazılar yazdık, siz de okudunuz, yorum yazdınız. :D Ama bir değişiklik iyi olurdu artık. Eski temanın uzun süre kalmasının sebebi üniversite sınavına hazırlanmamdı. 1 yıl siteyle ilgilenemedim. Artık istediğim Yazılım Mühendisliği bölümünü kazandım, vaktim var. :D Hem daha sade, daha yazı odaklı, daha yazılımcı tipi bir tema istiyordum ki buldum. Bir, iki sene içinde kendi temamı da yapabilirim belki.

Daha yazı odaklı olmasının nedeni de daha sık, daha kısa, şip-şak yazılar yazarak bloga daha çok şey yazabilmek istemem. Ne biliyim, resimli süslü yazılar uğraştırıyor biraz, üşeniyorum. :D Resimli yazıları okumak sizin açınızdan daha az sıkıcıdır tabi ama yazılarımı daha da eğlenceli yazabilirim. Yoksa buraya resim sergisine gelmiyorsunuz zaten, yazılarım için geliyorsunuz. :D Arada resim koyarım yahu, bişi olmaz.

Temanın 6 renk şeması var ama şahsen içlerinden koyu gri-siyah ve beyaz şemaları sevdim. Koyu gri olan göz yormuyor ama beyaz daha bi yazılımcı havası estiriyor. :P Deneyin bakın, hangisi güzel sizce?

Kategorilere de bir ara el atsam iyi olacak, her yazıyı ayaküstü yazıyorum galiba. :D

üniversite yolcusu

Başardım millet! Kazandım! Hem de Bahçeşehir’i!! Hayallerime kavuşuyorum, çok mutluyum. :D Buranın geleceğini ummuyordum bile. Belki tutar diye yazmıştım. :D Çünkü sıralamamın 90 bin üzerindeydi. Nasıl oldu bir fikrim yok. Tıp yazsam tutarmış. :P Darısı bütün liselilerin ve kazanamamış mezunların başına.

Şaka bir yana Bahçeşehir’in gelmesine ihtimal vermiyordum. 2. sıraya yazdığım bana daha yakın olan İst. Aydın Üni. tutmayacak, taa Ayazağa’ya Beykent’e gideceğim diye kara kara düşünüyordum. Beykent sıramın çok çok çok altındaydı, garantiydi yani. Avcılar’dan gitmesi zor olurdu. Gerçi şimdi de taa Beşiktaş’a gideceğim ama Bahçeşehir olunca iş değişiyor. :D

Şimdi düşünme sırası babamda, kara kara düşünsün bakalım. Babama Allah’tan uzun ömür, sabır ve sağlık diliyor, daha kızın var sırada çok çalış babacığım diyorum. :D